Süper Fenerbahçe Haberleri

Süper Fenerbahçe Haberleri Blogu

Nisan, 2010 için Arşiv

Fenerbahçe Trabzonspor kupa maçı biletleri tükendi

Posted by megahaber 30 Nis 2010

Futbolda, GAP Arena’da oynanacak Ziraat Türkiye Kupası final karşılaşması için Şanlıurfa’da satışa sunulan 6 bin bilet, yaklaşık 4 saatte tükendi.

İnternette dün satışa çıkarılan biletlerin ardından bugün saat 13.00′da Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumunda satışa sunulan biletler, gece saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturan taraftarlar tarafından adeta kapışıldı.

Stat çevresinde yoğunluğa neden olan, zaman zaman gerginliğin yaşandığı bilet satışlarının, saat 17.00 sıralarında tamamlandığı belirtildi.

Bu arada biletlerin tükenmesinin ardından stadyumun çevresinde bazı kişilerin aldıkları biletleri karaborsada, yüksek fiyattan satmaya çalıştıkları gözlendi.

Yazı kategorisi: Fenerbahçe Futbol, Türkiye Kupası | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Aziz Yıldırım: İki kupayı da alacağız

Posted by megahaber 30 Nis 2010

Aziz Yıldırım, ezeli rakiplere de mesaj gönderdi, spekülasyon yaratanlara da.. En çarpıcı iddia ise çifte kupa için oldu.. İşte çarpıcı sözler. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, camianın başarı ve şampiyonluk için kenetlendiğini, yürümekte oldukları şampiyonluk yolundan kendilerini kimsenin geri çeviremeyeceğini söyledi.

Sarı-lacivertli kulübün aylık resmi yayın organı Fenerbahçe dergisinin mayıs sayısında ”İnançla kenetlendik” başlığı altında yazısına yer verilen Aziz Yıldırım, camiaya umut dolu mesajlar gönderdi.

İşte yazının tamamı ve çok çarpıcı mesajlar;

“100. YIL BAŞARISINDAN UZAK DEĞİLİZ”
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak son derece önemli ve özel bir dönemden geçiyoruz. Bir yanda amatör şubelerimizde verdiğimiz şampiyonluk ve final-four mücadeleleri, diğer yanda profesyonel futbol takımımızın kupa ve ligde şampiyonluk yarışı sürüyor. Kulübümüz takımları ve sporcuları, mücadele ettikleri her alanda şampiyonluğa koşuyorlar. Bu sene de 100. Yılımızda elde ettiğimiz tarihi başarımızdan uzakta değiliz. Üstelik o günden sonra yapılan ciddi yatırımlar ve çalışmalar ile elde edilen başarılar ortada. Bunun en önemli örneklerinden biri bayan voleybolumuzun geldiği noktadır. Kızlarımız gerek uluslararası alanda gerekse ülkemizde göğsümüzü kabartan başarılar elde ettiler.

“FANTEZİ FİLMİ SENARYOLAR..”
Bu vesile ile sizlerin dikkatini futbol dünyasında son günlerde yaşanan tuhaf ve çirkin olaylara çekmek istiyorum.

Ligin başından bu yana şampiyonluğun en büyük adayı olan ve ligin bitimine 3 hafta kala liderliği ele geçiren takımımızın son haftalarda aldığı başarılı sonuçların ardından, bu güne kadar Türk Sporunda görülmemiş bir seviyesizlikle yapılan yorumlar, son derece çirkin ve yakışıksız isnatlar ve ithamlar birbirini izlemeye başlamıştır. Kendi kişisel varlıklarını ve popülaritelerini Fenerbahçe Spor Kulübü’nü karalayarak sürdürme gayretinde olanlar, bu dönemde artık kendilerinin dahi inanmadığı, ancak fantezi filmlerinde olabilecek senaryolar yazmaya başlamıştır. Bu sorumsuzların iğrenç açıklama ve yorumları özelde Fenerbahçe Spor Kulübü’ne zarar vermekte ise de genelde Türk Futbolu’na zarar vermektedir. Türk Futbolu bu kişilerden derhal kurtulmalı, futbol ailesi bu kişileri dışına itmelidir.

“KENDİ POPÜLERLİKLERİ UĞRUNA GÖZLERİ KARARMIŞ!”
Yüzyıllık büyük kulüpleri rakibi şampiyon olmasın diye maç satacak şeklinde itham edenler, kaçan penaltının ardından, penaltının kaçma gerekçesi olarak penaltıyı atan futbolcunun rakip takım futbolcusu ile olan arkadaşlığına bağlayanlar, şerefi ile kulübüne hizmet eden futbolcuları ortada hiç bir somut veri yokken maç satmakla suçlayanlar, kendi popülerliklerini arttırmak için yaptıkları bu açıklamaların, Türk Futbolunu nereye götüreceğini görmeyecek kadar gözü karadırlar. Gerek duyarlı spor kamuoyu gerekse bu konuda kamu görevi yapanlar bunlara karşı iş işten geçmeden tedbir almalı, bu çağdışı anlayış bir an önce son bulmalıdır.

“FENERBAHEÇE’NİN TEK RAKİBİ FENERBAHÇE’DİR”
Fenerbahçe Spor Kulübü Profesyonel Futbol Takımı, yöneticisinden sporcusuna, taraftarına kadar başarı ve şampiyonluk için sıkı sıkıya kenetlenmiş durumdadır. Yürümekte olduğumuz şampiyonluk yolundan bizi kimse geri çeviremeyecektir. Fenerbahçe’nin tek rakibi Fenerbahçe’dir. Takımımız üzerine düşen görevi sahada layığıyla yerine getirdikten sonra, hiçbir güç bizi kaçınılmaz başarıya ulaşmaktan mahrum edemeyecektir. Uzun lig maratonunda sendelediğimiz anlarda; başarının sırrının, geçici başarısızlıkların bizleri umutsuzluğa düşürmesine ve mücadele etmekten vazgeçirmesine izin vermemek olduğunu tüm camia olarak gördük ve o inançla kenetlendik. Bizim inancımız ve yürüyüşümüzün haricinde dışarıdan yapılan kasıtlı tüm yorumların bizim için hiçbir değeri yoktur.

“GERÇEKLERİ GÖRMEYE BAŞLADILAR”
Bir süre önce düzenlediğimiz basın toplantısında TFF yargı kurullarının kararları ve MHK uygulamaları konusunda eleştirilerimizi dile getirmiş ve sadece bizim karşı karşıya geldiğimiz değil, genelde Türk Futbolunda karşılaşılan standart dışı uygulamalardan Türk Futbolunun ne kadar büyük zararlar gördüğünü anlatmıştık.

O tarihte yaptığımız sunumda sadece bizim maçlarımızda değil tüm maçlarda yaşanan standart dışı hakem kararları ve uygulamaları ile ilgili örnekler vermiş ve bu tip olumsuz örneklerin yoğunluğunun Türk Futbolunda güveni ve istikrarı zedeleyeceğine dikkat çekmiştik. O gün söylediklerimiz kayıtlardadır. Söylediklerimizin tamamı Türk Futbolunun geneli için söylenmiş doğru sözlerdir. O tarihte söylediğimiz doğrular, çoğu kesimce duymazdan gelinmiş, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla, duyarlılık göstermesi gerekenler dahi gözlerinin önündeki gerçeğe karşı sessiz kalmayı yeğlemiştir.

Ancak şimdi görüyoruz ki; o gün ifade ettiğimiz gerçekleri duymazdan gelip sırt çevirenler, lig yarışından koptukça bizim daha önce ifade ettiğimiz gerçeği geç de olsa görmeye başladılar. Bir tek farkla. Dün bizlerin söylediklerinin bugün tıpa tıp aynısını söyleyenler, anlaşılmaz bir tavır ile yaşanan çarpıklıkların faturasını da bu konuları ilk kez söyleme cesaretini gösteren bize kesmeye çalışmaktalar. Basın toplantımızda dile getirdiğimiz Türk Futboluna dair sıkıntılar konusunda söylediklerimiz ile o gün susup bugün feryat edenlerin söyledikleri arasında hiçbir fark olmadığını görmek, anlamak mümkün. Ancak yaşanan standart dışılıktan ve hatalardan şikayet eden biz, nasıl oluyor da bunların müsebbibi olarak gösteriliyoruz? Bunu anlamak ve algılamak da mümkün değildir.
Türk Futbolunda hepimizin karşılaştığı ve son dönemde yoğunlaşan standart dışı uygulamalar ve kararlardan gerçek anlamda, samimi bir şekilde şikayetçi olanlarla Fenerbahçe Spor Kulübü olarak el ele vermeye ve Türk Futbolu adına doğru olanı yapmaya ve doğru yapanın yanında olmaya her zaman hazırız.

“İKİ KUPAYI DA KAZANACAĞIZ, BUNA GÜCÜMÜZ VAR”
Profesyonel Futbol Takımımız ile ilgili bir başka heyecanımız da 5 Mayıs’ta oynayacağımız Ziraat Türkiye Kupası final maçı ile ilgili. Bu yıl takımımızın Şanlıurfa’da Trabzonspor’a karşı oynayacağı final mücadelesinde galip çıkarak, 27 yıllık bir hasreti sona erdireceğini ve Türkiye Kupası’nı müzemize getireceğimize de inanıyoruz. Süper Kupa sevinciyle başladığımız 2009-2010 sezonunu Lig ve Türkiye Kupası ile kapatmak istiyoruz. Bunu yapabilecek gücümüzün olduğunu biliyoruz. Taraftarımızla kenetlenerek bu başarılara ulaşacağımıza da eminiz. Büyük Fenerbahçe taraftarının bizleri her zaman olduğu gibi kalan maçlarımızda da yalnız bırakmayacağına eminiz. Bu noktada Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi olarak son Kasımpaşa maçında, taraftarlarımıza sağlanan promosyon kolaylığı ile maç biletlerinin 50 ve 80 TL’lik fiyatlar ile satılmasını sağladık. Ancak üzülerek ve hayretle görüyoruz ki; kulüp üyesi, taraftar kart sahibi ve Fenercell üyesi taraftarlarımıza yönelik bir nevi promosyon çalışması niteliğindeki bu girişimimiz bile bazı kendini bilmezler tarafından son derece çirkin yorumlar ile eleştirildi. Oysa ki; aynı kişilerin yönetimimizin taraftarlarımızı stadyuma gelmeye teşvik eden bu davranışını eleştirmek yerine, bilet fiyatının yüksek olmasını eleştirmesini beklerdik.

“ACIBADEM’LE DEVAM..”
Yazımın başında da belirttiğim gibi her branşta şampiyonluklar yaşamak adına sporcularımız terlerini döküyorlar. Yönetim olarak bizler de başarılı olmak adına tüm branşlarda gerekli yatırımları yapıyoruz. Taraftarlarımız da takımlarımızı ve sporcularımızı bir an olsun yalnız bırakmıyorlar. CEV Indesit Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi final maçında, İtalya’nın Volley Bergamo takımı ile karşılaşan Fenerbahçe Acıbadem, Avrupa Şampiyonluğu unvanını son anda kaybetti. Ancak Fenerbahçe, olimpik takım sporlarında, Şampiyonlar Ligi statüsünde final oynayan ilk ‘Türk Kulübü’ olma unvanını kazandı. Finalde kaybeden Fenerbahçe Acıbadem, Avrupa ikincisi oldu. Bu başarının devamının gelmesi ve takımımızın önümüzdeki yıllarda da yine final oynaması ve kupayı müzemize getirebilmesi için Acıbadem Grubu ile birlikte çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kızlarımız ayrıca Bayanlar Teledünya Türkiye Kupası Finali’nde, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’u zorlu maçlar sonucu eleyerek, bu kupayı ilk kez müzemize getirdi, Aroma Bayanlar Voleybol 1.Ligi’nde yarı finalde ezeli rakibi Galatasaray’ı eleyerek finale kaldı. Kızlarımızın bu kupayı da kazanarak bizlere büyük bir mutluluk yaşatacaklarından en ufak bir şüphemiz yok.

Erkek voleybolda da başarılı sonuçlar elde ettik ve göğsümüz kabardı. Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımımız, 2009-2010 Sezonu Aroma Erkekler Voleybol 1. Ligi’ni şampiyon olarak tamamladı.

AMATÖR BRANŞLAR
Amatör şubelerimizin başarıları bununla da sınırlı kalmadı. Geride bıraktığımız ay içerisinde bizleri mutlu kılan gururlandıran başka başarılara da imza attık. Hırvatistan’ın Zagreb şehrinde yapılan 27. Uluslararası Zagreb Yarışları’nda sporcularımız Selahattin Gürsoy ve Dünya Örer, Büyük B 2 Tek Takımı ile altın madalya, Büyük A 2 Tek Takımı ile gümüş madalya kazandı. Aynı yarışlarda Büyük A Tek Çifte de sporcumuz Hüseyin Kandemir bronz madalya kazandı.

Türkiye Kürek Federasyonu tarafından düzenlenen yılın ilk kupa yarışı Anı Kupası’nda Fenerbahçemiz Genç Erkekler, Genç Bayanlar Genel Sıralamada şampiyon oldu.

Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımız, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’nde Ceyhan Belediyesi’ni eleyerek yarı finale kaldı. Kendilerinin bizlere şampiyonluk sevincini yaşatacaklarını iyi biliyoruz.

Bir güzel haber de futbol altyapıdan geldi. Fenerbahçe 14 Yaş Altı Genç Futbol Takımımız, Antalya’da yapılan Coca Cola Akademi Ligi Türkiye Şampiyonası finalinde rakibi Bucaspor’u yenerek şampiyon oldu.

PROJELER..
Tabii ki tüm bu branşlarda gelen başarılar, yapılan yatırımlar ve çok çalışmanın birer meyvesi. Gerek Profesyonel Futbol Takımımızın gerekse amatör şubelerimizin başarılarına devam etmesi ve gelişmemizin sürdürülebilir olması, mali açıdan güçlü olmamıza ve güçlü kalmamıza bağlı. Bu noktada yeni projeler üreterek hem taraftarımıza hizmetler sunmaya hem de kulübümüze kaynak yaratmaya devam ediyoruz. Tüm Fenerbahçe taraftarını ortak bir güvenlik çatısı altında birleştirmeyi amaçlayan ve “Güvendesin 12 Numara Fener Alarm Kapında” sloganıyla yola çıkan FenerAlarm Projesi, Fenerium’dan sorumlu Asbaşkanımız Abdullah Kiğılı ve Evre Alarm Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güney’in imzaladığı protokolle hayata geçti. Bu projenin kulübümüze ciddi bir kaynak yaratmasını, taraftarımıza sunacağı kaliteli hizmet ile kısa sürede yüksek oranda talep görmesini bekliyoruz. Yıllardır üzerinde önemle durduğumuz Taraftar Kart projemiz de büyümeye devam ediyor. Yine halen kulübümüze önemli bir kaynak sağlayan ve çok kısa bir süre sonra gelirlerinin çok daha artmasını beklediğimiz Fenercell projemiz de en yakın rakiplerini katlayarak 200 bin abone sınırını aştı.

Taraftarımızın desteği ile takımlarımız ve sporcularımız sahalarda şampiyonluklar yaşarken güçlü mali yapımız ile de başarılarımızın kalıcı olması adına adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz. Kupa ve şampiyonlukların sevinci ile dolu bir ay geçirmek dileğiyle…
Saygılarımla,
Aziz Yıldırım
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı

Yazı kategorisi: Fenerbahçe Basketbol, Fenerbahçe Futbol, Fenerbahçe Kulübü, Fenerbahçe Transfer, Fenerbahçe Voleybol | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

Fenerbahçe-BOTAŞ: 89-70

Posted by megahaber 29 Nis 2010

Fenerbahçe’den final adımı.. Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi play-off yarı final serisinin ilk maçında Fenerbahçe, BOTAŞ Spor’u 89-70 yenerek, 1-0 önde başladığı seride durumu 2-0 yaptı..

Caferağa Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmanın ilk periyodunu 24-16, ilk yarıyı da 49-35 önde kapatan Fenerbahçe, son periyoduna 74-53 üstün girdiği karşılaşmadan 89-70 galip ayrılarak 1-0 önde başladığı seride durumu 2-0 yaptı.

İki takım arasındaki serinin ikinci maçı 2 Mayıs Pazar günü Adana’da yapılacak.

Yazı kategorisi: Fenerbahçe Basketbol | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Gökhan Gönül’ün yerine Bekir İrtegün

Posted by megahaber 29 Nis 2010

Fenerbahçe, Turkcell Süper Lig’de hafta sonunda Eskişehirspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürürken, teknik direktör Daum, Gökhan Gönül’ün katılmadığı antrenmanda, çift kale maçta as takımda Bekir’e görev verdi.

Can Bartu Tesisleri’nde, teknik direktör Christoph Daum yönetiminde yapılan antrenmanda, futbolcular kanat organizasyonlarının ardından çift kale maç yaptı.

Dizindeki ağrı nedeniyle dünkü antrenmana katılmayan Selçuk, bugün takımla birlikte çalıştı. Omzundaki yırtık nedeniyle ağrı hissettiği için dünkü çalışmayı yarıda bırakan Gökhan Gönül ile Uğur ise bireysel oyuncu antrenörü Dolu Arslan ile birlikte bir süre koşup, tesislerde çalıştılar.

BEKİR, SAVUNMANIN SAĞINDA
Teknik direktör Daum, Gökhan Gönül’ün katılmadığı antrenmanda, çift kale maçta as takımda Bekir’e görev verdi.

Kasımpaşa maçında cezalı olan Bilica’nın yerine oynayan ve attığı golle galibiyette büyük pay sahibi olan Bekir, antrenman maçında savunmanın sağında yer aldı.

Antrenmanda, as takımda savunmada Bekir, Lugano, Bilica, Andre Santos, orta sahada Mehmet Topuz, Emre, Selçuk, Özer, ilerde de Alex ile Güiza yer aldı.

Fenerbahçe, yarın basına kapalı yapacağı antrenmanla hazırlıklarını tamamlayarak kampa girecek.

DAUM’UN KONUŞMASI
Daum, antrenman öncesi sahada oyuncularıyla yaptığı toplantıda, disiplin ve konsantrasyonun başarının anahtarı olduğunu söyledi.

Alman teknik adam, Eskişehirspor maçında konsantrasyonlarının yine en yüksek seviyede olması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Bu konsantrasyon, antrenmanlarda başlayıp, maçın son dakikasına kadar devam etmeli. İş disiplinimiz de aynı şekilde saha içinde ve dışında en üst seviyede olmalı. Disiplin ve konsantrasyon başarının anahtarıdır. Bekir’i tüm takımın önünde bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Örnek bir davranış sergiledi. Her maça en iyi şekilde hazırlanıyor. Beşiktaş maçında da sakatlıklarda, her an oyuna girecek gibi hazırdı. Kasımpaşa maçında da formasının hakkını verdi.”

Daum’un konuşmasının ardından futbolcular “Brova Bekir” diyerek, sarı-lacivertli oyuncuyu alkışladı.

Toplantıda Semih’in de doğum günü kutlanırken, antrenör Roland Koch, golcü futbolcuya kupa verdi. Semih, takım arkadaşlarının “Genç Semih” esprileri eşliğinde kupasını kaldırdı.

Daha sonra Koch’un “Geri sayım” şeklinde başlayan cümlesini futbolcular “Başlıyor” diye bağırarak tamamladı.

BAŞKAN AZİZ YILDIRIM ANTRENMANDA
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, tesislere gelerek antrenmanı izledi.

Başkan Yıldırım, yöneticiler Cihan Kamer, Şekip Mosturoğlu, Ali Yıldırım, Murat Özaydınlı ve İlhan Ekşioğlu ile birlikte çalışmayı bir süre takip etti.

14 YAŞ ALTI TAKIMI KUPASINI GETİRDİ
Futbol Federasyonu tarafından Coca-Cola sponsorluğunda düzenlenen Coca-Cola Akademi 14 Yaş Altı Ligi’nde şampiyon olan Fenerbahçe takımının oyuncuları ve teknik heyeti, kazandıkları kupayla tesislere geldi.

Antrenmanın başında teknik direktör Daum ve futbolcular, tek tek 14 yaş altı takımı oyuncularını kutladılar, daha sonra hep beraber fotoğraf çektirdiler.

Bu sırada Bilica, kaptan Alex ve Semih’in, gençlerin arasına girip, diğer futbolcularla tokalaşması, takım arkadaşlarını güldürdü.

Yazı kategorisi: Fenerbahçe Futbol | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Aykut Kocaman: Daum’la kanlı bıçaklı oluruz

Posted by megahaber 29 Nis 2010

Ve adı Daum tartışmalarıyla anılan Fenerbahçe Sportif Direktörü Aykut Kocaman sonunda suskunluğunu bozdu.. Aykut Kocaman Sportif direktörlüğü bırakacak mı, Aykut Kocaman’ıon Daum’la arası ne durumda, Aykut Kocaman şampiyonluk Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını nasıl değerlendiriyor? İşte bütün bu sortular ve daha fazlasına Aykut Kocaman dobra dobra yanıtlar verdiç. İşte Kocaman’ın açıklamaları

“DERİN ZİKZAKLAR YAŞADIK”
“İlk 8 hafta ligin 2 büyük favorisi G.Saray ve Fenerbahçe olarak görülüyordu. Son 3 maç içinde kesin yargılarda bulunmamak lazım aslında. İlk 8 haftalık süreç şahaneydi, en azından skor açısından. Bundan sonra düşüş olacağı da belliydi ama bu düşüşü sert yaşadık. Bu seneyi böyle özetlemek mümkün. Müthiş zıplama, sonra müthiş bir düşüş, ilk yarının son 2 maçıyla başlayan bir sıçrama daha, sonra yine düşüş.. Şimdi ise son 3 haftaya uzanan bir sıçrama.. Bunu son 3 haftaya da taşıyıp, başarıyı taçlandırmamız lazım.. Bu senenin özeti buydu. Derin zikzakların yaşandığı bir lig oldu.”

“TAKIM SAVUNMASI DAUM’UN EN ÜZERİNE DÜŞTÜĞÜ KONU”
“Futboldaki bazı kalıplara karşıyım.. Örneğin bir takım ‘niye deplasmanda maç kazanamıyor’, sonra ‘niye içeride kazanamıyor’ gibi sorular oluşuyor. Bunun dönemsel olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe’nin 1-0’lık skorları için konuşursak; savunma kurgusu yüksek bir anlayışımız var. Ancak son maçlarda bize golsüzlük getiren durum bu değil. Bu daha önce de vardı. Son dönemde biraz daha yüksek konsantrasyon, yardımlaşma gol yememizde etken. Ancak bunlar gibi; rakiplerin girdiği pozisyonlardan yararlanamaması da etken buna. Ancak son dönemde teknik direktörümüzün takım savunması en çok üstüne düştüğü konu”

SPORTİF DİREKTÖRLÜĞÜN ZORLUKLARI
“Kimsenin elinde, ben de dahil bir sihirli değnek yok. Var olan bir yapıyı mantalite ve fiziki açıdan değiştirmek mümkün değil. Benim kafa yapımdaki insanlar hele böyle şeyi kesinlikle düşünmez. Sportif direktörlük görevi için, zorluklar yaşanmadı mı yaşandı, yaşanmıyor mu yaşanıyor, yaşanmayacak mı fazlasıyla yaşanacak.. Zorluklar bu işin bir parçası. Bilinmezlerle dolu bir alan var ve bu alan içinde yeni alanlar yaratılması kolay değil. Bu sıkıntılar birkaç sene daha yaşanacaktır. Bu sıkıntılar yaşanmalı ki, benimle ya da bensiz olarak bu alan tesis edilmeli. Bu alan içindeki insanlar geldiğinde sağlam biz zeminde icraata başlamalılar. Bizim kulüplerimizde, sportif direktörlük henüz sağlam zeminde değil. Tanımla alakası da yok olayın. Onlar soyut şeyler, esas olan bu alan. Esas olan teknik direktör ve yönetim anlamında bu alanın bırakılması”

“FUTBOLCULUĞU DA, TEKNİK DİREKTÖRLÜĞÜ DE ÖZLEDİM”
“Benim esas özlediğim tek şey, futbolun içinde halen rüyalarımda olan şey; top oynamak.. Benim için ve sanıryorum bütün futbolular da aynı şeyi diyordur; futbol oynamak eşsiz bir olay.. Çocukluğumdan beri oynadım, halen de oynamak isterim. Mümkün olsa isterim ama yaş ve fiziki durum size ‘dur’ diyor.. Bundan sonraki yönümüz teknik adamlık ve profesyonel yöneticilik. Burada esas itibariyle tercihim; bildiğim denizde yüzmektir.. Bunu daha çok isterim.. İşin esası bu.. Ama böyle bir şeyi ret etmek anlamında söylemek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Bu görevi de en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.
Gönlümden geçen, içimdeki en önemli şey futbolculuk ve sonra teknik adamlık. Bildiğimiz deniz orası. İşin başka tarafı bu. Sadece Fenerbahçe için değil, mesleki anlamda da bu böyle.”

BIRAKMAK YA DA BIRAKMAMAK..
“Ben, ne bırakmak ne de bırakmamak hakkında açık şekilde kimseye bir şey söylemedim. Değerlendirme biz profesyonellerin bir kararıdır. Bu da karşılıklıdır. Ben de profesyonel bir iş yapıyorum. Benim de performansım eleştiriye tabii. Aynı zamanda özeleştiri de yapmayı seven biriyim. Kendim hakkında sınırsız özeleştiri yapabiliyorum. Kendi performansımı da değerlendiriyorum ve değerlendireceğim.”

EN ÇOK SIKINTI VEREN: MEDYA..
“Fenerbahçe’ye dönüşümden itibaren en çok zorlandığım şey şudur; 14 yıl sonra Fenerbahçe’ye döndüm. Futbolcuyken gördüğüm, öğrendiğim ve unuttuğum şeylerle karşılaşmak sıkıntı yaratıcı oldu. İlgim olan-olmayan onlarca haberin içinde olmak sıkıntılı bir durum. Farkında olmadığın, bilmediğin, ilgilenmediğin bir çok şeyin içinde olmak sıkıntı veriyor.. En rahatsız olduğum konuların başında bu geliyor, özellikle de benim için. Daha önce çalıştığım kulüplerde yerel medyalar vardı, onlar da etkililer şehirlerde ama Fenerbahçe’yle ilgilenenlerin alanını düşündüğümüz zaman kıyas kabul etmez.”

“HİÇ Mİ GÜVENECEK İNSAN YOK?”
“Zaman zaman beni üzen, şaşırtan, sıkıntıya sokan şeyler bunlar oldu.. Ama buna şunu da eklemek gerekir; beni belki de en çok sıkıntıya sokan da budur aynı zamanda;
İnsanız, etrafımızda da pek çok insan var. Arkadaşlarımız, dostlarımız veya mesleki olarak da karşılaştığımız insanlar var.. En ufak bir sözcüğün bile haber değerini taşıması veya bunların farklı lanse edilmesi beni sıktı.. Bazı çok güvendiğiniz insanlarla dertleşmelerinizin bile yayınlandığını görmek; hiç mi güveneceğiniz insan yok dedirtiyor adeta. Ki ben hep güvenle yaşayan bir insanım..”

“DAUM’LA KANLI BIÇAKLI OLURUZ..”
“Daum’la şuanki durumumuz çok güzel. Umarım dilerim, sadece profesyonel yönetici olarak değil, bir taraftar olarak da takımımızın hem kupa ve lig şampiyonluğunu almasını yürekten istiyorum. Umarım bu süreci devam ettiririz.. Bunu söylemek çok güzel. Çünkü ben hep sıkıntılı anlarda devreye giren yüzlerden biriyim. Durum güzel olduğu için Daum’la aramız çok iyi. Sonuçlar kötü giderse Daum’la yine kanlı bıçaklı olacağız. Doğrusu, aklımda olan neyse söyleyen biriyim.. Yalan yanlış bir şeyler söylememek için de hep kenara çekilirim. Bunu kara mizaha sokmam da şundan; kötü giderken verilen beyanatlar çok doyurucu olmuyor ama iyiyken söylemek belki doyurucu olur”.

“GÜİZA YARALARINI KENDİ SARMALI”
“Güiza konusunda söylenecek şeyler var, söylenmeyecek şeyler var.. Esas olan şu ki, profesyonel futbolcular -Güiza özelinde cevaplarsak- kendi yaralarını onarmasını bilen oyuncular olmak zorundalar. Özellikle böyle deneyimli isimler. Benim zamanımda da benden sonra bugünde de profesyonel futbolculuk yüksek gelir getiren meslek gruplarından biri. Bu kadar yüksek gelire sahip insanların dışarıdan yardım almaları gerekiyor. Bu bizim vasıtamızla veya çeşitli yan personelle olabilir. Ama kendi yaralarını sarmaları daha önemli. Bu seviyedeki insanların sıkıntılarının üzerine geçmeyi bilmeleri, daha akıllıca ve daha doğru..”

“BURSASPOR’U TEBRİK EDERİM..”
“Henüz 3 hafta var ve hiçbir şey belli değil. Zorlu maçlarımız var, bugün itibariyle rakiplerimizin önündeyiz. Bugün itibariyle böyle ama umarım böyle de devam eder. Biz şampiyon olsak dahi Bursaspor ve Ertuğrul Sağlam’ı farklı bir yere koymak lazım. Bütün içtenliğim ve samimiyetimle tebriklerimi sunmam gerekiyor..”

“TECRÜBE FARKI..”
“Kupa gibi değil lig.. 34 maç çok zorluk derecesi yüksek bir maraton.. Fenerbahçe’yi anlattık; müthiş bir iniş-çıkış içinde kaldı. 3 büyük takım buna 100 yıldır alışık, yaralarını sarmayı biliyorlar. Ama Bursaspor gibi takımlar bu durumu çok fazla yaşamadıkları için becerebilme şansları çok yüksek değil. Tecrübe dediğimiz de bu zaten. Bu anlamda, bu güne kadar verdikleri mücadele takdire şayan. Bursaspor yönetimi, futbolcularını ve teknik heyetini kutluyorum..”

“3-2’LİK MAÇ, BİZDEN PUANDAN DAHA ÇOK ŞEY GÖTÜRDÜ”
“3-2’lik Bursaspor maçı, bizim ve Bursaspor için müthiş bir eşikti. 2-0’dan sonra benim hissim, Bursaspor’un maçı ve ligi de sonlandırma safhasında şeklindeydi.. Ama 2-0’dan 5-6 dakika sonra 2-1’i buldular, sonra da maça asıldılar. 86’ya kadar maç ortadayken, sonrasında şans kapıyı çalınca mı kırınca mı bilmem ama –ki aynı şey bizim içinde geçerli- bir frikik ve arkasından bir kontratak ile 3-2 ile hayata dönüş maçları oldu. Bizim için de tam tersi yaşandı. Belki bugünlerde matematiksel olarak şampiyonluğu garantileyebilirdik. O maç puandan daha çok şey götürdü bizden. Bizim dokunulabilir olduğumuzu gösterdi. O dönem büyük yükselişteydik. Denizlispor’u çok büyük bir mücadele ile yenmiş, Sivas’ı eksiklerle yenmiş, Bursaspor’u kupada yenmiştik. Yukarı doğru gidip rakiplerle aramızı açarken, Bursspor’u müthiş yukarı itti bu maç. Özgüvenimizi yitirdik. Çünkü Fenerbahçeliler çok alışık değil, evinde 2-0’dan maç vermek. Bu nedenle bizi geriye iten, Bursaspor’u öne çıkaran maçtı..”

“PLANLAR ŞAMPİYONLUKTAN SONRA”
“Şuan sadece şampiyonluğa konsantre olduk. Bunun dışında bir şeye kafamızı çevirme şansımız yok. Buna pozisyonum itibariyle olmasa da ben de dahilim. Bunu başarmalıyız. Sonrasında sezon başından beri olan düşüncelerimiz zaten var. Bunları ‘Şampiyonluk’ ve ‘Şampiyonlar Ligi’ olarak iki bölüme alarak hayat geçireceğiz”.

“EN ZOR MAÇ ESKİŞEHİR’LE”
“Eskişehirspor maçı sezonun en zor maçı.. İlk maç her zaman en zordur. Sonrasında Ankaragücü ve Trabzonspor maçları..”

Yazı kategorisi: Fenerbahçe Futbol, Fenerbahçe Kulübü, Fenerbahçe Transfer | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.